2020 Teknoloji Haberleri, Teknoloji Haberleri 2020, Son Dakika Amasya Haberleri, Son Dakika Bolu Haberleri, Son Dakika Kilis Haberleri

Son dakika haberleri | DHA YURT BÜLTENİ – 18

Öldürülen Handan’ın en yakın arkadaşı: Yusuf, son 7 ayda ona hayatı zehretti BİLECİK’in Bozüyük ilçesinde, aynı fabrikada çalıştığı Yusuf Uğur (30) tarafından öldürülen 1 çocuk annesi Handan Bul’un (23) en yakın mesai arkadaşı Mehtap Keskin (35), ‘Yusuf aşık olduğunu söylemiş. Handan kendini geri çekti. Yusuf, Handan’ı ikna etmeye çalıştı ama olmayınca son 7 ayda Handan’a hayatı zehretti’ dedi.Eskişehir’de oturan Yusuf Uğur, aynı fabrikada çalıştığı Handan Bul ile konuşmak için otomobille Bilecik’in Bozüyük ilçesi Bozalan köyü yakınlarındaki ormanlık alana gitti. Otomobilde Handan Bul’a tabancayla ateş eden Uğur, ardından aynı silahla intihar girişiminde bulundu. Silah sesini duyanların ihbarı üzerine bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı incelemede, Yusuf Uğur ve Handan Bul’un hayatını kaybettiği belirlendi.Eskişehir’in Odunpazarı ilçesine bağlı Orhangazi Mahallesi’nde oturan Handan Bul ile Yusuf Uğur, dün otopsi işlemlerinin ardından Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi.’HANDAN, KORKULARININ KURBANI OLDU’Eşinden 3 yıl önce boşandığı öğrenilen Handan Bul’a, aynı fabrikada çalışan Yusuf Uğur’un bir süredir arkadaşlık teklif ettiğini, ancak genç kadının kabul etmediği öğrenildi. Handan Bul’un birlikte çalıştığı en yakın arkadaşı Mehtap Keskin, Yusuf Uğur’un son 7 ayda Handan Bul’a hayatı zehrettiğini öne sürdü. Handan Bul’a savcılığa giderek şikayetçi olması için tavsiyelerde bulunduğunu anlatan Keskin, ‘Yusuf sürekli Handan’ın yanındaydı. Handan, Yusuf yüzünden içine kapandı. Bizimle konuşmadı, kendini soyutladı. Sonra Yusuf’tan uzaklaştı ve normale döndü. Meğer Yusuf ona aşık olduğunu söylemiş. Handan kendini geri çekti. Yusuf, Handan’ı ikna etmeye çalıştı, ama olmayınca son 7 ayda Handan’a hayatı zehretti. Çocuğunun üzerinden bir şey yapacak diye çok korkuyordu. ‘Savcılığa gidelim, patrona söyleyelim’ dedim ama ‘Savcılığa gidersek sinirlenecek, zarar verecek. İşten çıkartırlar, sıkıntıya girerim’ dedi. Handan korkularının kurbanı oldu. En son cumartesi günü titreyerek, ağlayarak yanıma geldi. ‘Abla, Yusuf beni öldürecek’ dedi. Ben de biraz benimle kalmasını söyledim. Hatta onun yerine ben savcılığa gidecektim’ dedi.’ABLA, BU CEHENNEM BİTSİN ARTIK DEDİ’ VE BİTTİ’Olaydan bir gün önce Yusuf’un iş çıkışına geldiğini anlatan Keskin, Handan’ın korkarak servis aracına bindiğini söyledi. Handan’ın kendisine, Yusuf ile son kez konuşacağını söylediğini ifade eden Keskin, ‘Cumartesi günü saat 19.00’da işten çıktık. Servise binmeyi beklerken Yusuf beyaz bir araba ile geldi. Handan onu görür görmez servise kaçtı. Yusuf her çağırdığında ‘Abla son kez gidiyorum. Ben konuşarak onu ikna edeceğim’ diyordu. Her döndüğünde de Yusuf, Handan’a, ‘Sen benimsin, Efe benim’ diyormuş. Eğer bir erkek size ‘Sen benimsin’ diyorsa o erkekten hiçbir şey beklemeyin. Bu bir sevgi lafı değil. Bu, ‘Sen benim eşyamsın, sen bana aitsin’ demektir. Seven insan ‘Sen benimsin’ demez, ‘Ben seninim’ der. Yusuf, dışarıdan baktığında kabadayı gibi gezen, tek yaptığı Handan’a hayatı zehretmek olan biriydi. Keşke Handan babasına derdini bir şekilde açsaydı ya da biz savcılığa gitseydik. ya da lafımı dinleyip bir ay bende kalsaydı. Nasıl ikna ettiyse Handan’ı bindirdi o arabaya. Bözüyük yolunda giderken polisi arasaydı keşke. O kadar mı güvendi ona?  Onun gözünde Yusuf, gerçekten seviyordu ve zarar vermeyecekti, sadece aşıktı. Cumartesi günü bana dediği son laf, ‘Abla, bu cehennem bitsin artık’ ve bitti, cennete gitti benim meleğim. Pazar günü Handan, arkadaşının kınasına gidecektiö diye konuştu.Handan Bul ve Yusuf Uğur’un ölümüne ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.(GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR)Hakan TÜRKTAN- Caner AKSU/ESKİŞEHİR, ================================Sağlıkçılara saldırı olayında ölen gencin babası: Doktorların hepsinden özür diledim ANKARA’da yaralı kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden Ahmet Öztaş’ın (31) sağlık çalışanlarına yönelik eylemi gerçekleştiren yakınları arasında bulunan babası Mehmet Öztaş, ‘Bizim canlarımız onlara emanet. 6 doktora da ‘Allah razı olsun, ellerinize sağlık, benim çocuğumu siz öldürmediniz, sorumlusu siz değilsiniz’ dedim. Hepsinden özür diledim, polislerden de özür diledim’ dedi.Silahlı kavgada kardeşi Fırat Öztaş (25) ile yaralanan Ahmet Öztaş’ın, kaldırıldığı Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşamını yitirmesi ardından meydana gelen olaylara ilişkin, iki kardeşin ailesi ilk kez konuştu. Baba Mehmet Öztaş, oğullarıyla daha önceden husumeti olan kişilerin plan yapıp, berbere giderek çocuklarını kurşunladığını söyledi. Vefat eden oğlu Ahmet Öztaş’ın da ateş eden kişiyi durdurmak için silahın üzerine atladığını anlatan Öztaş, küçük oğlunun ağabeyini kucağına alarak araçla hastaneye gittiğini belirtti.’DOKTOR, İÇ KANAMAYI DURDURMAYA ÇALIŞTIĞINI SÖYLEDİ’Baba Öztaş, sağlık çalışanlarının kendilerini korumak için kapıyı kapatıp sedyelerle birakat kurmalarına ilişkin görüntüleri sosyal medyada gördüğünü söyleyerek, ‘Oğlum yaralıydı sedyenin üzerindeydi. Onu görünce ‘ağabeyin nerede’ diye sordum. ‘Baba ağabeyim ameliyatta’ dedi. Ameliyat odası dedikleri yer müdahale odasıydı. Kapıya vurdum, kapıyı açmadılar. Tekrar güvenlik kapıya vurdu. Bir doktor çıktı, ‘Amca senin oğlun kurşunu yakından yediği için iç kanaması var. Onu durdurmaya çalışıyoruz’ dedi. Ben o sırada ‘oğlum öldü mü’ dedim. ‘Onu yaşatmaya çalışıyoruz, 1 saat kadar müsaade et bize gereken bilgiyi vereceğiz’ dediler’ diye konuştu.’ÖLDÜĞÜNE İNANMAM İÇİN YÜZÜNÜ GÖRMEK İSTEDİM’Daha sonra oğlunun durumunu tekrar doktora sorduğunu aktaran baba Öztaş, şunları söyledi: ‘Çocuğumun vefatını söylediler ‘başın sağ olsun’ dediler. Ben orada ‘oğlumun öldüğüne inanmam için yüzünü görmem gerekiyor’ dedim. Ben acılı bir babaydım. Karım kendini kaybetmişti, saçını başını yoldu. Biz orta kapıda 10-15 kişiydik. Sonra çocuklarımın hepsini dışarıya çıkardım. Oradaki emniyet amiri ‘Buraya polislerden koridor kurun’ dedi. Ben ‘gerek yok, benim ailem taşkınlık yapacak bir aile değil, acısı var hepsi de dışarıda, doktorlarımız rahatlıkla çıkabilir’ dedim’ ifadelerini kullandı. ‘HEPSİNDEN ÖZÜR DİLEDİM’Dışarıya çıktıklarında doktoru gördüğünü anlatan Mehmet Öztaş, ‘6 doktora da ‘Allah razı olsun, ellerinize sağlık, benim çocuğumu siz öldürmediniz, sorumlusu siz değilsiniz’ dedim. Hepsinden özür diledim, polislerden de özür diledim. Başhekim de yanımdaydı. ‘Eğer bu hastanede kırılan dökülen bir şey varsa hepsini ben ödeyeceğim’ dedim. O arada, emniyet amiri ‘Bizler sizin için buradayız, siz bize kolaylık gösterdiniz, Allah size sabır versin, sizden şikayetimiz yok’ dedi. Dışarı çıktım ailemi sakinleştirdim. Bütün olayımız bu oldu. Bizim canlarımız onlara emanet. Kemal Atatürk ne demiş, ‘beni Türk hekimlerine  emanet edin’ demiş. Ben evlatlarımı onlara emanet ettim, ben nasıl onlara karşı gelebilirim, kim gelebilir. Ben dağ gibi önlerinde dururum. Biz onlara karşı gelmiş olsaydık evlatlarımızı nasıl onlara götürüp muayene ettirebilirdik’ diye konuştu. Anne Yeter Öztaş da ‘Biz acılıydık, çok üzgünüz’ dedi.

Bir önceki yazımız olan Lastik parçasından kaçan otomobil kaza yaptı: 1 ölü, 1 yaralı başlıklı makalemizde Anadolu Otoyolu, Bolu ve Güncel hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorum Yapabilirsin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

halkalı escort istanbul escort diyarbakır escort diyarbakır escort